Sahra Haber-Gündem
İç Mimarlar Odası İzmir Şubesi tarafından 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla İzmir Kültür Sanat Fabrikası’nda, “Depremde İç Mimarinin Rolü: Yasal Genişleme Unsurları” başlıklı panel düzenlendi.
Hamza Dağ: Deprem Güvenliği İçin İzmir’de Yapılması Gereken Çok İş Var
İç Mimarlar Odası İzmir Şube Başkanı Burcu Yazgan‘ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, İzmir’deki mevcut konutların %60 ile %70‘inin depreme dayanıklı olmadığını belirtti. İzmir’de, İmar Barışı’nın çıkmasının ardından yaklaşık 650-700 bin başvuru yapıldığını ifade eden Dağ, İzmir’deki depreme dayanıklı konutların arttırılmasının gerekliliğine dikkat çekti. “İzmir’de bu anlamda yapmamız gereken çok iş var ve o zaman da şunu özellikle ifade etmiştim: Belki yıllardır yapılmayan, yapılamayan ya da sürekli halının altına süpürülen işleri 5 yılda tamamlamamız çok mümkün olmayacak, ama bir yerinden başlamamız lazım” şeklinde konuştu.
Dağ, İç mimarların depreme karşı alınacak önlemler konusunda daha az sorumlu kaldığına değinerek, Ege Bölgesi‘nde yaşanan son depremlerle birlikte, hepimizin daha fazla harekete geçmesi gerektiğinin altını çizdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın TOKİ aracılığıyla dirençli binalar inşa ettiğini ve İzmir’de depremler sonrasında 5 binin üzerinde bina yapıldığını aktardı.
Panelde konuşan İç Mimar Hürana Güngör, depreme dayanıksız yapıların iç mekan düzenlemelerindeki etkilerini ele alarak, iç mimarların depreme karşı sorumluluklarının artırılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Güngör, depremlerden sonra yapılması gereken yenilikçi iç mekan tasarımlarına dair önerilerde bulundu.
Etkinliğe, İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Sadık Doğruer ile İzmir Kültür Sanat Fabrikası Müdürü Cengiz Topal da katılarak katkı sundular. Panelde, depremin etkilerini azaltacak önlemler, iç mimarların bu süreçteki rolü ve yerel yönetimlerin sorumlulukları üzerine derinlemesine bir tartışma yapıldı.
Bu anlamlı etkinlik, depremin yarattığı kalıcı etkilerle mücadelede bilinç oluşturmanın ve tüm paydaşların birlikte hareket etmesinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

