
Kentimize ve ülkemize değer katmak için çalışan ve üreten iş dünyasının temsilcileri olarak, her 10 Kasım’da hüzünle birlikte inanç, azim ve kararlılıkla yaşanmış bir hayatın bizlere bıraktığı gururu derinden hissediyoruz.
10 Kasım, yalnızca bir yas günü değildir. Bu tarih, Atatürk’ün fikirlerinin, ilkelerinin ve eserlerinin zamana meydan okuyan birer miras olduğunu bir kez daha hatırlattığı gündür. Ulu Önderimizin “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” sözleri, bugün hâlâ hepimizin kalbinde yankılanmaktadır.
Atatürk, bir ulusun kaderini değiştiren büyük bir liderdi. Bilime, akla, özgürlüğe ve ilerlemeye inandı. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyarak, eğitimde ve sanayide devrimler gerçekleştirerek, geleceği yalnızca hayal etmedi; onu inşa etti.
Bizlere düşen en önemli görev, O’nun gösterdiği yolda kararlılıkla yürümek, Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkmak ve bu eşsiz emaneti gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde aktarmaktır. Atatürk’ü anmak, yalnızca geçmişe saygı göstermek değil; O’nun ışığında geleceği kurmaktır.
10 Kasım 1938’de aramızdan bedenen ayrılsa da, ilkeleri, fikirleri ve eserleriyle daima yaşayacak olan Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete intikalinin 87. yıl dönümünde rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.

