Site icon Türkiye'den Son Dakika Haberleri

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay’ın Açıklamalarına Yanıtımdır

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay’ın bir televizyon programında şahsım ve temsil ettiğim siyasi irade hakkında sarf ettiği ifadeleri hayret ve üzüntüyle takip etmiş bulunmaktayım.

Görevimi Kişisel Değil, Toplumsal Sorumlulukla Yürütüyorum

AK Parti Konak İlçe Başkanı olarak görevimi kişisel bir ajandayla değil, halkın hakkını, hukukunu ve güvenliğini savunma sorumluluğuyla yerine getiriyorum. Onat Tüneli çevresinde yaşayan vatandaşlarımızın yaşadığı mağduriyetleri dile getirmek, onların yanında durmak ve kaygılarını kamuoyuna taşımak siyasi değil, vicdani ve demokratik bir görevdir.

Gerçekle Bağdaşmayan İddialar ve Demokratik Olgunluk Eksikliği

Sayın Tugay’ın şahsıma yönelik “kışkırtma”, “hakaret” ve “insanları ayaklandırma” gibi ifadeleri gerçekle bağdaşmadığı gibi, belediye başkanlığı makamının ciddiyetiyle de örtüşmemektedir. Eleştiriye tahammül edemeyen, kendisini sorgulayan herkesi tehdit olarak gören bu anlayış demokratik olgunluktan uzaktır.

Sorulması Gereken Asıl Soru: Neden Şeffaf Bir Süreç Yürütülmedi?

Vatandaşın evini boşaltmak zorunda bırakıyorsanız, bu süreci neden şeffaf, ikna edici ve sosyal sorumluluk bilinciyle yürütmediniz?
İnsanların korkularını gidermek yerine neden hedef gösterme ve suçlama yolunu seçiyorsunuz?

Atamer Mahallesi 1,5 Yıldır Cevap Bekliyor

Atamer Mahallesi tam 1,5 yıldır size ulaşamıyor. Biz bugün onların sesiysek, bunun sebebi sizlerin bir buçuk yıldır kulaklarınızı kapatmış olmanızdır.
Biz olmasaydık, o mahallede insanlar “gocuk altında” sokakta kaldığı zaman mı gidecektiniz? Vatandaşın kapısını çalmak için daha ne yaşanması gerekiyordu?

Ne Hakaret Ettim, Ne Kanunsuzluğa Davet Ettim

Ben hiçbir kamu görevlisine hakaret etmedim, hiç kimseyi kanunsuzluğa davet etmedim. Aksine, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iletişim eksikliğini, yönetim zafiyetini ve kriz yönetimindeki ciddi yetersizliğini dile getirdim.
Eleştiri demokrasinin temelidir; eleştiriyi susturma çabası ise otoriter bir refleksin tezahürüdür.

Suç Duyurusu Tehdidi Siyasi Acziyetin Göstergesidir

Sayın Tugay’ın suç duyurusu tehdidi, siyasi acziyetin ve çaresizliğin açık göstergesidir. Bizim mücadelemiz tehditlerle değil, milletle, sandıkla ve hakikatle yürür.
Eğer bir suç aranacaksa, o suç mağdur vatandaşın sesini bastırmaya çalışmaktır.

1,5 Yıl Sonra Gelen Görüşme Çağrısı Haklılığımızı Göstermiştir

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tam 1,5 yılın ardından Atamer Mahallesi mağdurlarını görüşmeye çağırması, sesimizin ne kadar doğru bir noktaya temas ettiğini açıkça göstermektedir.
Ancak buna rağmen Sayın Tugay’ın hâlâ Atamer Mahallesi’ne gitmemekte ısrarcı olması, yurttaşın derdine sahada değil, sadece masada kulak verdiğini göstermektedir.
Mağdurun kapısına gitmeden çözüm üretilemez; samimiyet sahada ispatlanır.

İzmir Halkına Sözüm: Geri Adım Atmam

İzmir halkı şundan emin olsun:
Ne tehdide boyun eğerim, ne de hak arayan vatandaşın yanında durmaktan geri adım atarım.
Biz siyaseti algı operasyonlarıyla değil, halkın içinde ve halk için yapıyoruz.

Sayın Tugay’ı Sorumluluk Almaya Davet Ediyorum

Sayın Cemil Tugay’ı polemik üretmek yerine sorumluluk almaya; ötekileştirici dil yerine birleştirici bir üsluba ve belediye başkanlığı makamına yakışır bir duruş sergilemeye davet ediyorum.

Exit mobile version