İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, üniversitenin yeni vizyonunu ve gelecek projelerini paylaştı. Devlet Planlama Teşkilatı kökenli olduğunu vurgulayan Akpınar, “Halkın dilinden anlayan, şehirle bütünleşen bir üniversite hayal ediyoruz” dedi. Göreve geldiği günden bu yana yoğun bir çalışma temposu içinde olduklarını belirten Akpınar, üniversitelerin yalnızca akademik teşviklerle değil, toplumsal mesuliyetle yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
Mesuliyet Vurgusu
Rektörlük görevini bir makamdan ziyade “dertlenme ve sorumluluk” alanı olarak gördüğünü belirten Akpınar, “Odamdan dışarı çıkmasam da aynı maaşı alırdım ama bizim bir derdimiz var. 40 gündür sahadayız, çalışıyoruz. Mesuliyeti olmayanın akademik başarısı sadece kâğıt üzerinde kalır” sözleriyle yönetim anlayışını ortaya koydu.
İzmir’le Bütünleşen Üniversite
İzmir Ege Medya Platformu üyesi gazeteci ve yazarlarla buluşan Akpınar, İzmir’in potansiyeline dikkat çekerek “İzmirlilik” ve “aidiyet” vurgusu yaptı. Kentin estetik ve kültürel zenginliğine rağmen potansiyelinin tam anlamıyla değerlendirilemediğini belirten Akpınar, fikir dünyasında rekabetin önemine işaret etti.
“Kalkınmacı Rektör” Yaklaşımı
Kendisini “kalkınmacı rektör” olarak tanımlayan Akpınar, kamudaki 15 yıllık tecrübesini akademiye taşıdığını söyledi. DPT geleneğine dikkat çeken Akpınar, Turgut Özal, Adnan Kahveci ve Cevdet Yılmaz ile aynı ekolü paylaştığını ifade etti. Ekonomiyi sade bir dille anlatan Güngör Uras gibi isimlerin yetiştiği bir kurumda görev yapmanın kendisine güçlü bir perspektif kazandırdığını söyledi.
Bilgi Kirliliğine Karşı Sade Dil
Akademik dilin halktan kopuk olmaması gerektiğini belirten Akpınar, sosyal medyadaki bilgi kirliliğine karşı sade ve anlaşılır bir iletişim modeli benimseyeceklerini dile getirdi.
Akademide “Barcelona Modeli”
Üniversite yönetimini oluştururken liyakat ve dinamizmi esas aldıklarını belirten Akpınar, “Genel sekreterimizden rektör yardımcılarımıza kadar kadromuzu adeta bir Barcelona takımı gibi kurduk. Teşkilatlanmak ve örgütlenmek başarının anahtarıdır” dedi.
Kuzey İzmir’e Teknopark Hamlesi
Üniversitenin sanayiyle iç içe bir model benimsediğini ifade eden Akpınar, Aliağa ve Menemen bölgesindeki sanayi kuruluşlarıyla iş birliği içinde olduklarını belirtti. Kuzey İzmir aksında bir Teknopark kurulması için çalışmaların başlatıldığını açıkladı.
İstihdam Odaklı Eğitim
Yeni açılan programlarda istihdam garantisini önemsediklerini belirten Akpınar, oyun programcılığı, e-ticaret ve grafik tasarım gibi alanlarla gençlerin girişimcilik vizyonu kazanmasını hedeflediklerini söyledi.
Siber Güvenlikte Stratejik Adım
Üniversite bünyesinde Veri ve Yapay Zekâ Mühendisliği ile Siber Güvenlik Mühendisliği bölümlerinin açılacağını duyuran Akpınar, bu alanlarda yetişecek kadroların Siber Güvenlik Başkanlığı başta olmak üzere ülkenin stratejik ihtiyaçlarına katkı sağlayacağını ifade etti.
Karşıyaka’da Teknoloji ve Sanat Üssü
Karşıyaka’da üniversiteye tahsis edilen binaların teknoloji ve eğitim odaklı kullanılacağını belirten Akpınar, Deniz Baykal ve Bülent Ecevit Kültür Merkezlerinin üniversite bünyesinde değerlendirileceğini açıkladı. Bölgede kurulacak meslek yüksekokulu ile oyun tasarımı, veri ve grafik animasyon alanlarında eğitim verileceğini söyledi.
İzmir’e Dair Değerlendirme
İzmir’in büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Akpınar, rekabetin güçlenmesiyle kentin ekonomik ve kültürel dinamizminin artacağına inandığını belirterek, üniversitenin bu süreçte aktif rol üstleneceğini ifade etti.

