Sağlık ve turizm sektöründe faaliyet gösteren tüm paydaşların katılımıyla İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı’nın ardından ortaya çıkan 26 maddelik “Sağlık Turizmi Manifestosu” kamuoyuyla paylaşıldı.
Alanında uzman isimlerin katıldığı paneller ve 5 ana başlığın tüm detaylarıyla ele alındığı çalıştayda konuşulan konuların özeti niteliğindeki manifesto, İzmir’in sağlık turizminde hedeflenen seviyeye ulaşması için atılması gereken adımları net bir şekilde ortaya koydu.
Özgener: “Önemli Olan Somut Adımlar Atabilmek”
Ortaya çıkan yol haritasını değerlendiren İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, sağlık turizmi alanında tüm paydaşlarla bir araya gelmenin önemine dikkat çekti.
Özgener, “Kentimize katma değer sağlayacağına inandığımız konularda iş birliklerini önemsiyoruz. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile birlikte gerçekleştirdiğimiz bu toplantı son derece verimli geçti. Ancak önemli olan toplantılar yapmak değil, bu toplantılar sonucunda somut çıktılar ortaya koyabilmektir. Hazırlanan bu manifesto, tüm kurumların sahip çıkması halinde İzmir’i sağlık turizminde dünya ligine taşıyacak niteliktedir. Biz de üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye hazırız” dedi.
Özkardeş: “Manifestoyu Sürekli Güncel Tutacağız”
İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oğuz Özkardeş ise manifestonun yol gösterici bir rehber olacağını vurguladı.
Özkardeş, “Uzun süredir üzerinde çalıştığımız konuların, İzmir’de sağlık turizmine yön veren değerli isimlerle birlikte ele alınması çok kıymetli. Toplantı boyunca önemli fikirler ve çözüm önerileri ortaya çıktı. Bundan sonraki hedefimiz, bu manifestoyu güncel gelişmeler doğrultusunda sürekli yenileyerek daha işlevsel hale getirmek. Önümüzde net bir yol haritası olması, İzmir’in güçlü bir sağlık turizmi destinasyonu olarak konumlanmasına büyük katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.
İzmir İçin Stratejik Hedef: Güçlü Bir Sağlık Turizmi Destinasyonu
Hazırlanan manifestoda, İzmir’in sağlık turizminde uluslararası ölçekte rekabet edebilmesi için temel hedef; güvenilir, kaliteli ve sürdürülebilir bir destinasyon haline gelmesi olarak belirlendi.
Sağlık turizminin yalnızca tedavi hizmetleriyle sınırlı olmadığı, ulaşım, konaklama, wellness, yaşlı bakım ve deneyim odaklı hizmetleri kapsayan bütüncül bir ekosistem olarak ele alınması gerektiği vurgulandı.
Ulaşım, Dijitalleşme ve Tanıtım Öncelikli Alanlar
Manifestoda öne çıkan başlıklardan biri erişilebilirlik oldu. İzmir’in rekabet gücünü artırmak için doğrudan uluslararası uçuşların artırılması gerektiği ifade edilirken, dijitalleşme de önemli bir başlık olarak yer aldı.
Tüm paydaşları kapsayan entegre bir dijital platform kurulması, hasta yolculuğunun uçtan uca dijital olarak yönetilmesi ve veri temelli bir yönetim anlayışının benimsenmesi gerektiği belirtildi.
Ayrıca tanıtım faaliyetlerinde etik, şeffaf ve doğru iletişim vurgulanırken, yanıltıcı reklamların önüne geçilmesi gerektiğinin altı çizildi.
Eğitim, Denetim ve Hasta Deneyimi Ön Planda
Sağlık turizminde kaliteyi artırmak için eğitim ve sertifikasyon sistemlerinin oluşturulması gerektiği belirtilen manifestoda, özellikle yabancı dil yeterliliğinin zorunlu hale getirilmesi önerildi.
Hasta deneyiminin sürecin merkezine alınması, tedavi öncesinden tedavi sonrasına kadar kesintisiz ve güvenli bir hizmet modeli oluşturulması gerektiği ifade edildi.
Ayrıca fiyatlandırma politikalarının standartlara bağlanması, aracı kuruluşların yeniden düzenlenmesi ve komplikasyon yönetimi ile sigorta sistemlerinin geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.
İzmir’e Özel Yatırım ve İhtisaslaşma Vurgusu
Manifestoda İzmir’in güçlü olduğu alanlarda ihtisaslaşması gerektiği belirtilirken; estetik cerrahi, diş sağlığı, göz, saç ekimi, geriatri, termal ve longevity gibi branşlar ön plana çıktı.
İnciraltı bölgesinin sağlık turizmi açısından büyük bir fırsat sunduğu ifade edilirken, entegre sağlık kampüsleri ve kümelenme modelinin hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi.
Termal turizm, yaşlı bakım hizmetleri ve sağlıklı yaşlanma alanlarında yapılacak yatırımların İzmir’i öne çıkaracağına dikkat çekildi.
Teşvik ve Finansman Mekanizmaları Şart
Manifestonun son bölümünde ise İzmir Kalkınma Ajansı başta olmak üzere ilgili kurumların sağlık turizmi yatırımlarını destekleyecek aktif teşvik ve finansman modelleri oluşturması gerektiği ifade edildi.
Bu adımların hayata geçirilmesiyle birlikte İzmir’in sağlık turizminde güçlü ve sürdürülebilir bir merkez haline gelmesinin mümkün olduğu vurgulandı.

