İzmir Ege Medya Platformu üyeleriyle bir araya gelen Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, Türkiye’de sağlık sisteminin geldiği noktaya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Sağlıkta yaşanan sorunların temelinde liyakat eksikliği, denetimsizlik ve ticari anlayışın bulunduğunu ifade eden Doğruyol, sistemin giderek vatandaş odaklı yapıdan uzaklaştığını söyledi.
30 yıllık sendikacılık geçmişiyle sağlık alanındaki değişimleri yakından takip ettiğini belirten Doğruyol, hiçbir siyasi yapının etkisi altında olmadan gerçekleri dile getirdiklerini ifade ederek, sağlık sistemindeki aksaklıkların artık görmezden gelinemeyecek boyuta ulaştığını kaydetti.
“Liyakat Sistemi Güçlendirilmeli”
Sağlık yönetimindeki atama süreçlerine değinen Doğruyol, özellikle yönetici kadrolarında liyakat kriterlerinin yeterince dikkate alınmadığını savundu. İl Sağlık Müdürü, başhekim ve benzeri görevlerde siyasi yakınlığın ön plana çıktığını öne süren Doğruyol, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de belirli mesleki kriterlerin esas alınması gerektiğini söyledi.
Sağlık sisteminde yapılan düzenlemelerle birlikte yöneticilerin sözleşmeli sisteme geçirildiğini hatırlatan Doğruyol, bu süreçte sağlık çalışanlarının değil, siyasi tercihlerinin belirleyici hale geldiğini iddia etti.
“MR ve Tomografi Sayıları Endişe Veriyor”
Türkiye’de görüntüleme sistemlerinin yoğun şekilde kullanıldığını belirten Doğruyol, özellikle MR ve tomografi çekimlerinde Avrupa’nın çok üzerinde rakamların ortaya çıktığını söyledi. Kamu hastanelerindeki laboratuvar ve radyoloji hizmetlerinin özelleştirilmesiyle birlikte sağlık hizmetlerinde ticari baskının arttığını savunan Doğruyol, bazı raporların hastalar görülmeden hazırlandığını öne sürdü.
Sağlık hizmetinin ticari anlayışla değil, insan odaklı bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Doğruyol, sistemin mevcut haliyle hem sağlık çalışanlarını hem de vatandaşları zor durumda bıraktığını ifade etti.
“İzmir Sağlık Yatırımlarında Hak Ettiği Yerde Değil”
İzmir’de sağlık yatırımlarının yetersiz kaldığını dile getiren Doğruyol, özellikle Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi üzerinden önemli değerlendirmelerde bulundu. Hastane binalarının kısa süre içerisinde yıkım sürecine alınmasının büyük bir kaynak kaybı olduğunu belirten Doğruyol, şehir merkezlerindeki sağlık alanlarının korunması gerektiğini söyledi.
Şehir hastanelerinin kent merkezlerinden uzak noktalarda konumlandırılmasının vatandaşın sağlık hizmetine erişimini zorlaştırdığını ifade eden Doğruyol, eski hastane alanlarının satılması yerine sağlık hizmetleri için değerlendirilmesinin daha doğru olacağını kaydetti.
“Özel Hastanelerde Denetim Şart”
Son dönemde gündeme gelen yenidoğan çetesi soruşturmalarına da değinen Doğruyol, özel hastanelerde denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Sağlık hizmetinin ticari kazanç amacıyla yönetilmesinin ciddi riskler oluşturduğunu ifade eden Doğruyol, gereksiz yoğun bakım işlemleri ve yüksek faturalar üzerinden kamu kaynaklarının zarar gördüğünü savundu.
Doğruyol, sağlık sisteminin temel hedefinin vatandaşın hastalanmasını önlemek olması gerektiğini belirterek, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
“Asıl Başarı Vatandaşı Hastaneye Düşürmemektir”
Aile hekimliği sistemi ve koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çeken Doğruyol, sağlık politikalarının yalnızca hastane ve ameliyat sayılarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Sağlıklı Hayat Merkezleri’nin yaygınlaştırılmasının önemli olduğunu ifade eden Doğruyol, vatandaşların bu merkezler hakkında daha fazla bilgilendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Toplantıda konuşan Ahmet Kaplan ise toplumun tüm kesimleriyle bir araya gelmeye önem verdiklerini belirterek, sağlık alanındaki sorunların doğrudan uzman isimlerden dinlenmesinin kamuoyu açısından büyük değer taşıdığını söyledi.

