a
Ahmet SOLAK

Ahmet SOLAK

09 Haziran 2021 Çarşamba

ROMA’DA BAŞLAYIP LONDRA’DA BİTİRELİM

ROMA’DA BAŞLAYIP LONDRA’DA BİTİRELİM
4

BEĞENDİM

ABONE OL

2020 Avrupa futbol şampiyonası pandemi nedeniyle bir sene gecikmeli olarak 11 haziranda İtalya- Türkiye maçıyla başlıyor.

Tarihimizde ilk defa bir avrupa şampiyonasının açılış maçını oynayacağız. En az 1-1,5 milyar insanın bu maçı izleyeceği düşünülürse ülkemizin tanıtımı için büyük bir fırsat.

Hele bir de kazanırsak değme reklama bin basar.

Bu yüzden Türkiye işi sıkı tutuyor. Şenol Güneş liglerin erken bitmesini ve bir an önce futbolcuların kampa alınmasını istedi.

Milli takımımız genç, genç olduğu kadar da birbirleriyle oynama alışkanlığına sahip aynı zamanda belirli bir tecrübe düzeyine erişmiş oyunculardan kurulu bir takım.

Özellikle Fransa şampiyonu Lille’in 3 silahşorları Burak, Yusuf ve Zeki hem çok formdalar hem de birbirlerini çok iyi tanıyorlar.

Bunun dışında Avrupa’nın en önemli liglerinde oynayan oyuncularımızın form durumları oldukça iyi.

Ada’daki temsilcilerimiz Ozan ve Çağlar, İtalya’da Merih, Mert Müldür, Kaan Ayhan ve Hakan, İspanya’da Okay ve Enes Almanya’da Kenan, Hollanda’da ise Orkun çok başarılı bir sezon geçirdiler. Tek soru işareti uzun bir sakatlık dönemi geçiren ve ilk 11’de yeteri kadar yer bulamayan Cengiz. Yapılan hazırlık maçlarında onun da formunu yükselttiğini gördük.

Süper Lig’de son haftaya kadar süren şampiyonluk mücadelesi, milli takımdaki futbolcuların oldukça formda ve hazır gelmelerini sağladı.

Tek handikap, çok fazla sıkıştırılmış fikstür yüzünden futbolcuların yorgunluğu ve sakatlık riski.

EN SORUNSUZ BÖLGE KALE

Ülkemizde son yıllarda kelimenin tam manası ile kaleci enflasyonu yaşanıyor. Milli takıma davet edilen 3 kalecimiz de üst düzey kaleciler. Avrupa’nın her takımında oynayabilecek kapasiteye sahipler. Mert Günok grup maçlarında çok başarılıydı. Geçen sezon beklenen performansı gösteremese de tecrübesi ve soğukkanlılığıyla güven veriyor.

Uğurcan ve Altay için yoruma bile gerek yok. Tartışmasız Süper Lig’in en iyileriydiler.

Şenol Güneş hangi kaleciyi kullanırsa kullansın sürpriz olmaz ama bence tercihi Uğurcan’dan yana olacak. Bu sene diğerlerinden bir tık daha üstte görünüyor.

AVRUPA’NIN BELKİ DE EN İYİ DEFANS HATTI BİZDE

Milli Takımımızın grup maçlarındaki başarısının sırrı çabuk, sert ve güçlü defans oyuncularına sahip olması.

Çağlar ve Merih, tandemin olmazsa olmazları. Birbirlerini çok iyi tanıyorlar. Defansta olduğu kadar, duran toplar esnasında hücumda da çok etkililer. Grup maçlarında en çok kafa golü atan takımın Türkiye olması tesadüf değil.

Kaan Ayhan ve Ozan Kabak herhangi bir sakatlık ve ceza durumunda bu bölgede  rahatlıkla oynayabilecek futbolcular.

Şenol Güneş sağ ve sol beklerde Umut ve Zeki’yi düşünüyor ama Mert Müldür’ün müthiş formu kafasını karıştırmış gibi görünüyor. Hatta son hazırlık maçında Mert’i sol bekte denedi.

EN ÖNEMLİ MAÇIMIZ İTALYA İLE

Şu bir gerçek ki ; tarihimizde ilk defa böyle önemli bir turnuvanın favorileri arasında gösteriliyoruz. Gerek grup aşamasında gerekse Dünya Kupası elemelerinde aldığımız sonuçlar futbol kamuoyunda böyle bir intibaya neden oldu.

İtalya ile oynayacağımız maç diğerlerine göre biraz daha önemli.

Turnuvanın açılış maçı ve neredeyse tüm dünya izleyecek. Özellikle genç futbolcularımızın kendilerini göstermeleri açısından bulunmaz fırsat. Bu da ekstra motivasyon demek.

Gruptaki yerimizi belirleyici özelliğe sahip. İtalya grubumuzun favorisi ve kendi sahasında oynayacak. Bu maçtan alacağımız her puan büyük avantaj.

İtalya maçından sonra maçlarımızı Azerbaycan’da oynayacağız.Bu bizim için az da olsa avantaj sayılır. En azından deplasman stresi yaşamayacağız.

GALLER VE İSVİÇRE YABANA ATILACAK TAKIMLAR DEĞİL

Galler, Hırvatistan, Slovakya, Macaristan ve Azerbaycan ile aynı gruptaydı. Dünya Kupası finalisti Hırvatistan’ın ardından grubu ikinci sırada bitirdi.

Gareth Bale gibi bir dünya yıldızına sahip. Yıllarca Real Madrid’in formasını terletip Tothenham’da gerçek kimliğini bulan Bale durdurulması çok zor bir futbolcu.( Son maçta Leicester City’e attığı iki golle Beşiktaş’ın şampiyonlar ligine direk katılmasını sağladı) Kanatlarımıza sorun çıkartacağı kesin. Grubumuzun en zayıf halkası olarak görünmesine rağmen baskı kurup topu kanatlara indirdiklerinde çok tehlikeli oluyorlar. Hiç bir zaman oyunu bırakmıyorlar ve kolay kolay demoralize olmuyorlar.

İsviçre ise Danimarka, İrlanda Cumhuriyeti, Gürcistan ve Cebelitarık ile aynı grupta yer aldı ve grup lideri olarak turnuvaya katılmaya hak kazandı.

Dünya kupası eleme grubunda ise Litvanya ve Bulgaristan’ı yenerek 2 de 2 yaptı.

Ndoye, Okafor, Shaqiri, Seferoviç gibi etkili ayaklara sahip. Giderek yükselen bir form grafiğine sahipler.

İyi oynamaya çalışan disiplinli bir takım. Süratli ve çabuk forvetlere sahipler. Oyun stilleri Milli Takımımıza çok benziyor. Yerden ve bol paslı oyunu seviyorlar.

Bu seviyeye gelmiş takımlar arasında çok fark bulunmuyor. Eğer gruptan çıkarsak finale kadar gidebileceğimizi düşünüyorum.

Tek şanssızlığımız Cenk Tosun’un talihsiz sakatlığı oldu. Burak ile birlikte çok iyi bir ikili olabildikleri gibi Burak’ın tek alternatifi de Cenk’ti.

Eğer Roma’dan zaferle çıkarsak Bakü’de tarih yazarız.

İyi başlayalım iyi bitsin…

AHMET SOLAK

Devamını Oku

SERGEN ATARSA GOL OLUR

SERGEN ATARSA GOL OLUR
8

BEĞENDİM

ABONE OL

25 Mayıs 2003

Beşiktaş’ın 100. yılı

Stad İnönü

Rakip G.Saray…

Sergen orta sahadan topu kaptı, sağından gelmekte olan Tümer’in önüne bıraktı.

Tümer de Sergen’e ‘’AL DA AT’’ dedi.

Duayen spiker Ercan Taner’in unutulmaz sözleriyle

‘’SERGEN ATTI ŞAMPİYONLUK GELDİ’’

Evet aradan tam 18 yıl geçti.

100. yıl şampiyonluğunu futbolcu olarak getiren Sergen Yalçın bu sefer teknik direktör olarak şampiyonluğa uzandı.

2019-2020 sezonunun 20. haftasındaki Rizespor maçıyla göreve başlayan Sergen Yalçın Beşiktaş’ı 7. sırada devralmış sezonu 3.sırada ve şampiyonlar ligi ön eleme oynama hakkını kazanarak bitirmişti.

2020-2021 sezonuna iyi başlayamadı Beşiktaş.

Alanyaspor’dan transfer edilen N’sakala ve Welinton dışında henüz transfer de yapılamamıştı.

Sergen Yalçın büyük bir risk alarak kaleyi de alt yapıdan yetişen 19 yaşındaki Ersin ve Utku’ya emanet etti.

PAOK’a kaybedilen şampiyonlar ligi ön eleme maçı ve ligde ilk 5 haftada kazanılan 4 puan bir anda küme düşme hattına gerileyen Beşiktaş’ta moralleri bozmuştu.

Bazı yöneticiler teknik direktör arayışına başlamıştı bile.

Zaten Sergen Yalçın hiçbir takımda sezonu tamamlayamamıştı. Büyük ihtimalle Beşiktaş’ı da bırakırdı.

Ama Sergen artık eski Sergen, Beşiktaş ise herhangi bir takım değildi.

İmza töreninde taraftarın müthiş sevgisini kendi gözleri ile görmüştü.

Bırakamazdı…

O bir EFSANAEYDİ  ve EFSANE gibi davranmalıydı.

Aboubakar, Josef, Ghezzal, Rosier gibi yeni transferlerin oyun sistemine uyum sağlamaya başlaması ile birlikte Sergen Yalçın’ın göze hoş gelen, hücuma dayalı futbolu yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.

6. haftadaki Denizlispor galibiyeti ile muhteşem Beşiktaş kendini göstermeye başladı. Arka arkaya kazanılan Başakşehir, Fenerbahçe ve Kasımpaşa maçları ve ortaya konulan güzel futbol bir anda Beşiktaş’ı ezeli rakiplerinin yanına taşıdı.

İlk yarı sona erdiğinde mütevazi kadrosu ile Beşiktaş , süper transferleri ile büyük sükse yapan Fenerbahçe’nin 2, Galatasaray’ın ise 5 puan önünde liderdi.

Fenerbahçe ve Galatasaray sezon başı yapmış olduğu transferleri yetersiz görüp devre arası yine takviyeler yaptılar.

Spor kamuoyu hala şampiyonluğun Fenerbahçe ve Galatasaray arasında geçeceğini düşünüyordu.

Çünkü tarihin en uzun ve en çok maç yapılan sezonunda  Beşiktaş’ın kadrosu bu tempoya dayanamazdı.

Haksız da değillerdi…

Üç günde bir yapılan maçlar futbolcuları zorlamaya, hırpalamaya başladı.

Üstüne üstlük pandemi ve pandemi kuralları gereği oynatılamayan hatta antrenmana bile alınamayan oyuncular yüzünden sahaya çıkartılabilecek 11’i bulmakta zorlandığı maçlar oldu Sergen Yalçın’ın.

Önce Abubakar sonra Cenk sezonu kapattılar.

Sol kanat oynayan Larin’den başka santrafor kalmadı.

Oğuzhan, Ljayiç ve Hasiç’in sakatlıkları ile de yaratıcı oyuncularını kaybeden Sergen Yalçın’ın şampiyonluk için şapkadan tavşan çıkartması gerekiyordu.

Elinde sadece Ghezzal, Larin, Töre ve N’Koudou forvet hattı kalan Sergen Yalçın değişken forvet anlayışı ile hucum futbolundan sonuna kadar taviz vermedi.

‘’Santraforsuz nasıl gol atacaklar’’ diyenlere 3 maçta 13 golle cevap verdiler.

Beşiktaş kazanmak için atmak zorundaydı çünkü sezon başından beri ezberlediği oyun buydu. Başka bir deyişle (B) planı yoktu.

Son 3 haftaya Fenerbahçe’nin 5, Galatasaray’ın ise 6 puan önünde giren Beşiktaş’a artık herkes şampiyon gözü ile bakıyordu.

Ama hala alınması gereken 4 puan vardı ve maç oynanmadan bu puanlar alınamıyordu.

3-1 lik G.Saray mağlubiyeti ve arkasından gelen 2-1 lik Karagümrük şoku bir anda herşeyi alt üst etti.

Fenerbahçe’nin, altın tepside sunulan şampiyonluk şansını  Sivas’a mağlup olarak elinin tersiyle itmesi Beşiktaş ve G.Saray arasında averaj hesaplarının yapılmasına neden oldu.

Son haftaya puan puana girilirken Beşiktaş’ın +2 lik bir averaj üstünlüğü vardı.

Gerçeği söylemek gerekirse son hafta Beşiktaş’ın Göztepe önünde zorlanması beklenirken G.Saray’ın Malatya önünde şampiyonluk için gereken farkı bulabileceği tüm spor kamuoyunun ortak inancıydı.

En azından tarih böyle söylüyordu.

Bu defa tarih tekerrür etmedi.

G.Saray Malatya’ya beklenen(!) farkı atamayınca Göztepe’yi 2-1 mağlup eden Beşiktaş mutlu sona ulaştı.

Ligin başında kimsenin şans tanımadığı Beşiktaş, 3 gün sonra, şampiyonluğunu ilan ettiği statta Türkiye kupasını da kazanma başarısını gösterdi.

Bu sezonki şampiyonluk diğer şampiyonluklara benzemez. Çok fazla özelliği içinde barındırır.

Pandemi gölgesinde seyircisiz oynanması,

Çok uzun ve sıkışık bir takvime sahip olması,

Maddi olumsuzlukların en üst seviyede olması bu şampiyonluğun değerini daha da arttırmıştır.

Her şampiyonluk, içinde kendi hikayesini barındırır ama bu sezonun hikayesinden ciltlerce roman çıkar. Bu başarının kıyası olmaz.

Kim ne derse desin bu başarıda en büyük pay sahibi Sergen Yalçın’dır.

Sergen Yalçın bir teknik direktörden çok daha fazlasıydı.

Yeri geldi yöneticilik yaptı. Verdiği demeçlerle TFF ve MHK’nın dikkatini çekti.

Yeri geldi psikologluk yaptı. Umudun tükenmeye başladığı anda motivasyonu sağladı.

Ama en önemlisi müthiş bir lider oldu. Tüm camiayı kenetledi.

Cesur davrandı.

Aldığı kararların arkasında durdu.

Hiçbir kötü sonuçta bahane üretmedi, suçlu aramadı.

Türk futbolunun gelmiş geçmiş en büyük futbolcularından biri olan Sergen Yalçın aynı başarıyı teknik direktör olarak da gösterebileceğini kanıtladı.

2020-2021 sezonunu iki kupa ile kapayan Beşiktaş ve Sergen Yalçın’ı can-i gönülden kutluyor, şampiyonlar liginde başarılar diliyorum.

Devamını Oku

BEŞİKTAŞ ATEŞLE OYNUYOR

BEŞİKTAŞ ATEŞLE OYNUYOR
6

BEĞENDİM

ABONE OL

Oynadığı son 5 maçta 7 puan kaybeden Beşiktaş son düzlükte şampiyonluğu tehlikeye attı. Fenerbahçe’den son dakikada yediği golle eline gelen büyük avantajı kaybeden ama yine de açık ara favori olan Sergen Yalçın’ın öğrencileri rakipleri Galatasaray ve Fenerbahçe’nin yaptıkları puan kayıplarına rağmen arayı açmayı bir türlü başaramadı.

Küme düşme hattındaki Kasımpaşa ve Ankaragücü’ne kaybedilen 5 puan rakipleri için umut oldu ve oyunun içinde kalmasını bildiler.

Özellikle Fenerbahçe yaptığı hoca değişikliğiyle iyi bir hava yakaladı. Erol Bulut’un yerine göreve gelen Emre Belözoğlu yönetimindeki sarı-lacivertliler 4 maçta 3 galibiyet alarak lider Beşiktaş ile olan puan farkını 2’ye kadar indirdi.

SİVAS MAÇI BEŞİKTAŞ İÇİN SEZONUN EN BELİRLEYİCİ MAÇI

Salı oynayacağı Sivas maçı Beşiktaş için belkide sezonun en önemli maçı haline geldi. Beşiktaş eğer bu maçı kazanırsa bu haftayı BAY geçirecek Fenerbahçe’nin 5 puan önüne geçip büyük bir avantaj yakalayacak.

Peki Beşiktaş bu maçı kazanabilir mi?

Sezonun en iyi futbolunu oynayan Beşiktaş’ın bu maçı kazanmaması için hiçbir sebep yok.

Ancak…..

Son haftalarda yoğun maç programı ve buna bağlı sakatlıklar, rakiplerine göre daha dar bir kadroya sahip olan Sergen Yalçın’ın canını fena halde sıkıyor, kafasını karıştırıyor.

Hem Abubakar’ın hem de Cenk’in sakatlığı santrafor mevkiinde mecburen Larin’in oynamasına neden oluyor.

Sezon başından itibaren sol kanatta çok başarılı maçlar çıkaran ve Aboubakar ile çok iyi bir ikili oluşturan Larin santraforda çok yalnız ve ağır kalıyor. Sergen hoca Aboubakar’dan aldığı verimi Larin’den alamadığı gibi sol kanatta da Larin’den aldığı katkıyı da kaybetmiş oluyor.

Eğer Aboubakar eski Aboubakar olarak Sivas maçında yerini alırsa maçın favorisi Beşiktaş olur. Aksi takdirde Beşiktaş’ın işi çok zor. Kaldı ki son haftaların en formda takımı Sivasspor 12 maçtır mağlubiyet yüzü görmedi ve istim üzerinde.

İYİ FUTBOL MU 3 PUAN MI?

Futboldaki en büyük yalanlardan biri de ‘’bu saatten sonra iyi oyun beklenmez, önemli olan 3 puandır’’sözüdür.

Beşiktaş buraya kadar’’ göze hoş gelen, attığını yeterli bulmayan ve 90 dakika gol arayan ‘’bir takım olarak gelmişti. Ancak son haftalarda, özellikle Fenerbahçe maçıyla birlikte skoru koruma düşüncesi oyun üstünlüğünü rakibe kaptırmasına sebep oldu.

Trabzonspor maçı haricinde öne geçtiği tüm maçları kazanan Beşiktaş, skoru korumak derdine düştüğünden beri öne geçtiği maçlarda puan kaybetmeye başladı.

Ankaragücü maçında da 2 farklı öne geçmesini bilen Beşiktaş skoru koruma derdine düşünce son dakikada altın değerinde 2 puanı bıraktı ve rakiplerinin motivasyonlarını arttırdı.

GALATASARAY BAŞKAN TEPKİSİNE RAĞMEN KAZANDI

Son haftalarda kötü sonuçlar alan Galatasaray’da fatura Fatih Terim ve futbolculara çıkartıldı.

Başkan Mustafa Cengiz hafta içi çok ağır bir konuşma yaparak Fatih Terim ve futbolcuları disiplinsizlik ve onursuzlukla suçladı.

Futbolcular başkana tepki vermeye hazırlanırlarken devreye Fatih Terim girdi ve olayı yatıştırdı.

İzmir’e bu sorunlarla ve oldukça eksik giden Galatasaray genç Kerem ile maçı kazanmayı bildi ve Beşiktaş’ın puan kaybettiği haftada umut tazeledi.

Gerçi sular durulmuş değil.

Mustafa Cengiz ve Fatih Terim arasındaki gerginlik henüz bitmedi.

Hafta içi Başkanın yapacağı açıklama takımı ve hocayı nasıl etkileyecek göreceğiz.

FENERBAHÇE PSİKOLOJİK ÜSTÜNLÜĞÜ ELE GEÇİRDİ

Zirveye çıkmak zordur ama zirvede kalmak daha zordur. Fenerbahçe zirve takipçisi olarak Beşiktaş’tan daha rahat. Maçları kazandıkça hem kendilerine güvenleri artıyor hem de istekleri.

Emre Belözoğlu orta sahada daha dirençli forvette ise daha kreatif bir takım oluşturdu. Pelkas’tan ve Sosa’dan daha fazla verim almayı başardı. Valencia santrafor mevkiinde Samatta’dan daha etkili.

Fenerbahçe’nin tek sorun yaşadığı bölge defans. Kaleci Altay’ın talihsiz  sakatlığı da bu bölgedeki rahatsızlığı daha da arttırmış durumda.

Emre hoca orta sahadaki direnci arttırarak bu sorunu en aza indirmeyi başardı şimdilik.

Şimdi tüm gözler Sivas’ta.

KÜME DÜŞME HATTI ALEV ALEV …

Ankaragücü Hikmet Karaman’ın gelmesiyle uçuşa geçti resmen. Lig sonunculuğundan 13. sıraya kadar yükseldiler ama hiçbir şeyin garantisi yok.

6 eksikle gittikleri Beşiktaş deplasmanından altın değerinde 1 puan çıkarırken şampiyonluk yarışına da heyecan getirdiler.

Denizlispor Erzurumspor yenilgisiyle umutlarını tüketti. Hakan Kutlu ile de yollarını ayırdılar. Bence düşmeye aday ilk takım Denizlispor.

Başakşehir Fenerbahçe mağlubiyetiyle düşme tehlikesini en fazla hisseden takımlardan biri. Ne yaparsa yapsın bir türlü olmuyor. Kazandıkları 6 penaltıdan birini gole çevirebilen bir takımın süperlig’de tutunabilmesi zor.

Rizespor dahil son 9 takımın düşme ihtimali var. Kurtulmak için 41 puana ulaşmak yeterli olacak gibi görünüyor.

 Bu hafta başlayan Turkcell Kadınlar Ligindeki tüm takımlarımıza başarılar diliyorum..

Devamını Oku

HEM LİG HEM KUPA

HEM LİG HEM KUPA
7

BEĞENDİM

ABONE OL

Rizespor’un TT Arenada G.saray’dan aldığı sürpriz 3-4 lük galibiyet Beşiktaş ve Fenerbahçe arasında oynanan derbi karşılaşmasının taktiklerini de büyük oranda etkiledi.

G.saray’ın kaybettiği üç puan Beşiktaş’ı rahatlatırken Fenerbahçe için de umut kaynağı oldu.

Fenerbahçe’nin alacağı bir galibiyet üst sıraları birbirine yaklaştırıp şampiyonluk yarışını kızdıracaktı.

Beşiktaş’ın alacağı galibiyet ise Süper Lig’in şampiyonunu büyük oranda belirleyecekti.

Beşiktaş kazanamasa bile en azından bir beraberliği yeterli görüyordu.

Bu düşüncelerle Erol Bulut mutlak galibiyet parolası ile kadroyu belirledi.

Pelkas’ı 10 numara pozisyonuna alıp forvete üç süratli futbolcusunu koydu.

Orta sahayı ise Gustavo ve İrfancan’dan oluşturdu.

En büyük sürprizi iki haftadır antrenmanlara bile almadığı Caner’i sol beke koyarak yaptı.

Taktik belliydi. Topu Beşiktaş’a verip ileride baskı yaparak kaptıkları toplarla hızlı hücumdan gol bulmak.

İlk yarı Beşiktaş orta sahasının top kayıplarını fazla yapması Fenerbahçe’ye bu fırsatı vermesine rağmen Fenerbahçe forveti fırsatları değerlendiremedi.

Sergen Yalçın için beraberlik diye bir sonuç yok. Her maça mutlak galibiyet parolası ile çıkıp sonuç ne olursa olsun ezberledikleri oyunu 90 dakika boyunca oynamaya çalışıyorlar. Ne zamandan çalma, ne de defansa çekilme gibi bir düşünceleri yok.

Zaten Beşiktaş’ı bu sene rakiplerinden ayıran en büyük özellik bu…

Sergen Yalçın yine klasik 11 ile sahaya çıktı. Maç boyu topa sahip oldu ve oyuna hükmetti. Skoru da buldu ama fişi çekecek golü bulamadı. Daha doğrusu Altay buna izin vermedi.

Hatta son dakikalarda maçı bile kaybedebilirlerdi. Tabi 4 gün once oynanan 120 dakikalık kupa maçının yorgunluğu bu durumun en büyük sebebi.

İşte tam burada Sergen Yalçın’ın yapacağı hamleler çok önemliydi.

5 oyuncusunu değiştirip daha diri bir takım haline gelen Fenerbahçe’ye karşı Sergen Yalçın beklenen hamlesini bir türlü yapmadı.

N’Koudou…

İlk yarıdaki Fenerbahçe maçında oyuna girip galibiyeti getiren, aynı şekilde Galatasaray derbisinde oyuna girip fişi çeken N’Koudou hamlesi geciktikçe Fenerbahçe oyuna ağırlığını koydu ve son dakikada bulduğu golle Beşiktaş’ın erken şampiyonluk hayallerine şimdilik dur dedi.

Sonuçta galibiyetin kaçması Beşiktaş cephesinde üzüntüye sebep olsa da en yakın rakibiyle puan farkını arttırıp diğer rakibiyle puan farkını koruması ve ikili averajı ele geçirmesi Beşiktaş’ın bu haftayı karlı kapatmasını sağladı.

Ayrıca Ziraat Türkiye kupasında da finale kalması da cabası…

İki kulvarda da yürüyen tek takım Beşiktaş.

GALATASARAY HEM 3 PUAN KAYBETTİ HEM DE 3 OYUNCU…

Rizespor’a kendi sahasında 4-3 yenilerek şampiyonluk yolunda büyük yara alan G.Saray bu hafta oynayacakları Hatayspor maçına üç futbolcusundan yoksun çıkacak. Ligin en iyi hücum eden takımlarından Hatayspor’a karşı Marcao ve Lyundama gibi oyuncularından mahrum çıkacak olmaları Fatih Terim’i kara kara düşündürüyor.

Bu maçta kaybedilecek puanlar G.Saray için şampiyonluğa veda anlamına gelebilir.

GEÇEN SENENİN ŞAMPİYONU KÜME DÜŞME HATTINDAN BİR TÜRLÜ KURTULAMIYOR.

Başakşehir Denizlispor ile berabere kalarak dipten çıkamadı. G.Birliği ve Ankaragücü’nün son haftalarda aldıkları başarılı sonuçlarla Başakşehir küme düşme hattına bir adım daha yaklaştı. Böyle oynamaya devam ederlerse ligin sonunda bir ilk yaşanabilir.

Dünya kupası elemelerinde 7 günde üç önemli maça çıkacak Milli Takımımıza bol şanslar diliyorum.

Yolun sonu Katar olur inşallah….

Devamını Oku