a
  • Sahra Haber
  • Politika
  • Babacan: ”Geçiş sürecinde mutabakat sağlarsak, ittifakla ilgili kararımız kolaylaşır”

Babacan: ”Geçiş sürecinde mutabakat sağlarsak, ittifakla ilgili kararımız kolaylaşır”

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, devletin tarikat ve cemaatlerle herhangi bir özel ilişkiye asla girmemesi gerektiğini belirterek, ”Bu yapılarım devlete nüfuz etmek, devleti yönetmeye çalışmak, devlet yönetiminde etkili olmak, devlet gücünden hisse almak gibi işlere girdiği zaman devletin ‘Orada dur’ demesi lazım” dedi.


DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, ”Eğer geçiş sürecinde tam bir mutabakat sağlarsak, o zaman bizim ittifakta yer alıp almamamızla ilgili kararımız kolaylaşır. Şu an bir adım geride duruyoruz” dedi. 

Babacan, KRT TV’de Savaş Kerimoğlu’nun sunduğu Günaydın Türkiye programında gündemi değerlendirdi. Babacan, parlamenter sisteme geçişle ilgili çalışmalar konusunda, şu değerlendirmede bulundu:

”Parlamenter sistem üzerinde detaylı mutabakatı şimdiden sağlarsak, seçimlerden sonra parlamenter sisteme geçmek altı aydır. İlk hedef parlamenter sistemle ilgili ortak metnin imzalanıp, altı parti tarafından ortak hedef olarak belirlenmesi. Ondan sonra geçiş sürecinin yol haritasının çalışılması gerekecek. Biz arzu ediyoruz ki geçiş sürecinde de tam mutabakat sağlayalım. Eğer geçiş sürecinde tam bir mutabakat sağlarsak, o zaman bizim ittifakta yer alıp almamamızla ilgili kararımız kolaylaşır. Şu an bir adım geride duruyoruz. İzliyoruz, katkı veriyoruz.”

 ‘‘Öğrencilerin yatacak yeri yoksa niye üniversite açmakla övünüyorsunuz?”

Babacan, öğrencilerin yurt dorunu yaşadığına işaret ederek, ‘Karşılaştığım yüzlerce öğrenci, ‘üniversiteyi kazandım ama yurt çıkmadı. Ailem özel yurtta veya daire tutarak beni okutacak maddi imkana sahip değil. Kaydımı yaptırmıyorum’ dedi. Devletin işini yapması, uygun fiyatlı ve kaliteli yurt imkanını öğrencilere sunması lazım. Kim istiyorsa devlet yurdunda yerini bulmalı. Bu, devletin görevi. O zaman niye açtınız bu kadar üniversiteyi? Öğrencilerin yatacak yeri yoksa niye üniversite açmakla övünüyorsunuz?” diye konuştu. 

 ”İnandığı çerçevede örgütlenme özgürlüğü temel insan hakkıdır”

İnanç özgürlüğü, ibadet özgürlüğü, inandığı gibi yaşama özgürlüğü ve inandığı çerçevede örgütlenme özgürlüğünü temel insan hakkı olarak ifade eden Babacan, ” Bu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde de olan temel bir konu. Özgürlük alanından sapmamamız gerekiyor. Bunun yanında devletin, tüm sivil toplum kuruluşlarına mutlaka iyi bir denetim uygulaması gerekiyor” görüşünü savundu. 

 ”Kamuda ‘mensubiyet avantaj sağlar’ diye düşünülüyor”

Babacan, tarikat ve cemaat tartışmalarıyla ilgili olarak, bunları kaydetti:

”Özellikle kamuda işe alımda, kamuda yükselmede, üst düzey görevlendirmelerde ‘Mensubiyetim olursa bana avantaj sağlar, mülakatı kolay geçerim, yöneticilik pozisyonu açıldığında abilerim ablalarım bana destek verir’ diye düşünülüyor. İşte bu yanlış. Siz devlette liyakati temel bir kural haline getirin, hak eden devlette işe girsin, ehliyet ve liyakati devlet yönetimine derç edin; o zaman insanların sırf bu sebeple mensubiyet arayışı kalmaz.

Hukukun üstünlüğü olduğunda ve yargı sistemi iyi işlediğinde bu yapılara olan ilgi bir miktar azalacaktır. ‘Ülkede hukuk yok, adalet yok. Yarın başıma iş geldiğinde yapayalnız ortada kalırım’ hissiyatı da cazibeyi artırıyor. ‘Mensubiyetim olursa, haksızlığa uğradığımda, mahkemeye düştüğümde abilerim ablalarım bana yardımcı olur’ hissiyatı var. Devlet olarak yargıyı düzgün işletin, her vatandaşınızın hakkını hukukunu adil ve hızlı bir yargıyla koruyun; bu tür yapılara olan ihtiyacı, mensubiyet hissini, sadece bu sebeple cazibe merkezi olmasını önlersiniz.

 Cemaatler ve tarikatlar, bu toprakların yüzlerce yıllık bir geleneği. Yasaklamakla hiçbir şeyi çözemiyorsunuz. Yasakladığınızda kayıt dışına çıkıyorlar, daha gizli saklı oluyor her şey. Biz her zaman özgürlüklerden ve şeffaflıktan yanayız. Devletin denetim fonksiyonunun adil bir şekilde sürekli devrede olması gerektiğini düşünüyoruz. Yasakçı bir zihniyetle yüz yılların geleneğini yok edemezsiniz. Bir araya gelip ibadet yapacaklarsa ya da bir şeyler yapmak istiyorlarsa bunu gizli saklı yapmaya başlarlar.”

 Devletin bu yapılarla herhangi bir özel ilişkiye asla girmemesi lazım. Devlete nüfuz etmek, devleti yönetmeye çalışmak, devlet yönetiminde etkili olmak, devlet gücünden hisse almak gibi işlere girdiği zaman devletin ‘Orada dur’ demesi lazım. Siz ehliyeti, liyakati, adaleti, fırsat eşitliğini getirin; cemaatler zaten kendi alanlarında kalacaktır. Devlet tarafındaki yanlışlıklar, cemaatler tarafındaki yanlışlıkları bir bakıma besliyor.”

 ”TÜİK bile yüzde 40’un altında enflasyon açıklayamayacak”

Babacan, ekonomiyle ilgili değerlendirmede bulunurken, ”Türkiye’de maliyetler çok hızlı arttı. Ancak bu fiyatlar henüz tüketici fiyatlarına tam aktarılmadı. Onun için ocak, şubat, martta çok yüksek enflasyon gelecek. TÜİK bile yüzde 40’ın altında enflasyon açıklayamayacak. Enflasyonu düşürmek için öncelikle Allah’ın verdiği aklı kullanmak, bilimle hareket etmek lazım. Bilmiyorsa, bilenlere sorması lazım. Türkiye’de şu anda kronik yüksek enflasyon dönemi var. Allah korusun, yanlış politikalar ve hatalarda ısrar ülkeyi hiper enflasyona bile götürebilir”dedi. 

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Hedef “Daha Temiz Bayraklı”

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0