a

SERGEN ATARSA GOL OLUR

O bir EFSANAEYDİ ve EFSANE gibi davranmalıydı.

25 Mayıs 2003

Beşiktaş’ın 100. yılı

Stad İnönü

Rakip G.Saray…

Sergen orta sahadan topu kaptı, sağından gelmekte olan Tümer’in önüne bıraktı.

Tümer de Sergen’e ‘’AL DA AT’’ dedi.

Duayen spiker Ercan Taner’in unutulmaz sözleriyle

‘’SERGEN ATTI ŞAMPİYONLUK GELDİ’’

Evet aradan tam 18 yıl geçti.

100. yıl şampiyonluğunu futbolcu olarak getiren Sergen Yalçın bu sefer teknik direktör olarak şampiyonluğa uzandı.

2019-2020 sezonunun 20. haftasındaki Rizespor maçıyla göreve başlayan Sergen Yalçın Beşiktaş’ı 7. sırada devralmış sezonu 3.sırada ve şampiyonlar ligi ön eleme oynama hakkını kazanarak bitirmişti.

2020-2021 sezonuna iyi başlayamadı Beşiktaş.

Alanyaspor’dan transfer edilen N’sakala ve Welinton dışında henüz transfer de yapılamamıştı.

Sergen Yalçın büyük bir risk alarak kaleyi de alt yapıdan yetişen 19 yaşındaki Ersin ve Utku’ya emanet etti.

PAOK’a kaybedilen şampiyonlar ligi ön eleme maçı ve ligde ilk 5 haftada kazanılan 4 puan bir anda küme düşme hattına gerileyen Beşiktaş’ta moralleri bozmuştu.

Bazı yöneticiler teknik direktör arayışına başlamıştı bile.

Zaten Sergen Yalçın hiçbir takımda sezonu tamamlayamamıştı. Büyük ihtimalle Beşiktaş’ı da bırakırdı.

Ama Sergen artık eski Sergen, Beşiktaş ise herhangi bir takım değildi.

İmza töreninde taraftarın müthiş sevgisini kendi gözleri ile görmüştü.

Bırakamazdı…

O bir EFSANAEYDİ  ve EFSANE gibi davranmalıydı.

Aboubakar, Josef, Ghezzal, Rosier gibi yeni transferlerin oyun sistemine uyum sağlamaya başlaması ile birlikte Sergen Yalçın’ın göze hoş gelen, hücuma dayalı futbolu yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.

6. haftadaki Denizlispor galibiyeti ile muhteşem Beşiktaş kendini göstermeye başladı. Arka arkaya kazanılan Başakşehir, Fenerbahçe ve Kasımpaşa maçları ve ortaya konulan güzel futbol bir anda Beşiktaş’ı ezeli rakiplerinin yanına taşıdı.

İlk yarı sona erdiğinde mütevazi kadrosu ile Beşiktaş , süper transferleri ile büyük sükse yapan Fenerbahçe’nin 2, Galatasaray’ın ise 5 puan önünde liderdi.

Fenerbahçe ve Galatasaray sezon başı yapmış olduğu transferleri yetersiz görüp devre arası yine takviyeler yaptılar.

Spor kamuoyu hala şampiyonluğun Fenerbahçe ve Galatasaray arasında geçeceğini düşünüyordu.

Çünkü tarihin en uzun ve en çok maç yapılan sezonunda  Beşiktaş’ın kadrosu bu tempoya dayanamazdı.

Haksız da değillerdi…

Üç günde bir yapılan maçlar futbolcuları zorlamaya, hırpalamaya başladı.

Üstüne üstlük pandemi ve pandemi kuralları gereği oynatılamayan hatta antrenmana bile alınamayan oyuncular yüzünden sahaya çıkartılabilecek 11’i bulmakta zorlandığı maçlar oldu Sergen Yalçın’ın.

Önce Abubakar sonra Cenk sezonu kapattılar.

Sol kanat oynayan Larin’den başka santrafor kalmadı.

Oğuzhan, Ljayiç ve Hasiç’in sakatlıkları ile de yaratıcı oyuncularını kaybeden Sergen Yalçın’ın şampiyonluk için şapkadan tavşan çıkartması gerekiyordu.

Elinde sadece Ghezzal, Larin, Töre ve N’Koudou forvet hattı kalan Sergen Yalçın değişken forvet anlayışı ile hucum futbolundan sonuna kadar taviz vermedi.

‘’Santraforsuz nasıl gol atacaklar’’ diyenlere 3 maçta 13 golle cevap verdiler.

Beşiktaş kazanmak için atmak zorundaydı çünkü sezon başından beri ezberlediği oyun buydu. Başka bir deyişle (B) planı yoktu.

Son 3 haftaya Fenerbahçe’nin 5, Galatasaray’ın ise 6 puan önünde giren Beşiktaş’a artık herkes şampiyon gözü ile bakıyordu.

Ama hala alınması gereken 4 puan vardı ve maç oynanmadan bu puanlar alınamıyordu.

3-1 lik G.Saray mağlubiyeti ve arkasından gelen 2-1 lik Karagümrük şoku bir anda herşeyi alt üst etti.

Fenerbahçe’nin, altın tepside sunulan şampiyonluk şansını  Sivas’a mağlup olarak elinin tersiyle itmesi Beşiktaş ve G.Saray arasında averaj hesaplarının yapılmasına neden oldu.

Son haftaya puan puana girilirken Beşiktaş’ın +2 lik bir averaj üstünlüğü vardı.

Gerçeği söylemek gerekirse son hafta Beşiktaş’ın Göztepe önünde zorlanması beklenirken G.Saray’ın Malatya önünde şampiyonluk için gereken farkı bulabileceği tüm spor kamuoyunun ortak inancıydı.

En azından tarih böyle söylüyordu.

Bu defa tarih tekerrür etmedi.

G.Saray Malatya’ya beklenen(!) farkı atamayınca Göztepe’yi 2-1 mağlup eden Beşiktaş mutlu sona ulaştı.

Ligin başında kimsenin şans tanımadığı Beşiktaş, 3 gün sonra, şampiyonluğunu ilan ettiği statta Türkiye kupasını da kazanma başarısını gösterdi.

Bu sezonki şampiyonluk diğer şampiyonluklara benzemez. Çok fazla özelliği içinde barındırır.

Pandemi gölgesinde seyircisiz oynanması,

Çok uzun ve sıkışık bir takvime sahip olması,

Maddi olumsuzlukların en üst seviyede olması bu şampiyonluğun değerini daha da arttırmıştır.

Her şampiyonluk, içinde kendi hikayesini barındırır ama bu sezonun hikayesinden ciltlerce roman çıkar. Bu başarının kıyası olmaz.

Kim ne derse desin bu başarıda en büyük pay sahibi Sergen Yalçın’dır.

Sergen Yalçın bir teknik direktörden çok daha fazlasıydı.

Yeri geldi yöneticilik yaptı. Verdiği demeçlerle TFF ve MHK’nın dikkatini çekti.

Yeri geldi psikologluk yaptı. Umudun tükenmeye başladığı anda motivasyonu sağladı.

Ama en önemlisi müthiş bir lider oldu. Tüm camiayı kenetledi.

Cesur davrandı.

Aldığı kararların arkasında durdu.

Hiçbir kötü sonuçta bahane üretmedi, suçlu aramadı.

Türk futbolunun gelmiş geçmiş en büyük futbolcularından biri olan Sergen Yalçın aynı başarıyı teknik direktör olarak da gösterebileceğini kanıtladı.

2020-2021 sezonunu iki kupa ile kapayan Beşiktaş ve Sergen Yalçın’ı can-i gönülden kutluyor, şampiyonlar liginde başarılar diliyorum.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında zorla getirme kararı çıkarıldı

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0