Site icon Türkiye'den Son Dakika Haberleri

CHP Konak İlçe Başkanı Akın Küçükoğulların’dan Basın Açıklaması.

Sahra Haber-Gündem

BAŞ TACIMIZ KADINLARA YÖNELİK ZULÜME SON VERECEĞİZ

Son beş gün içinde kadınlarımız Bahar’ın, Hüsniye’nin, Vahide’nin, Yasemin’in,  Nursel’in erkek şiddeti ile yaşamlarına son verildiğini üzülerek öğrenmiş durumdayız.  Kızgınlığımız, üzüntümüz  tarifsizdir.

Baş kumandanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün  “Dünya yüzünde gördüğümüz herşey kadının eseridir” ” Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.”  demiştir.  Baş tacımız olan kadınlara yönelik aratarak devam eden şiddetle ve her türlü şiddetle mücadele ve bu şiddete son vermek ülkemiz için hayati bir önem taşımaktadır.

Kadınların özgürlük, eşitlik taleplerine dönük olarak gerçekleşen ve  binlerce kadının yaşam hakkını elinden alan bu şiddet erkek egemen zihniyetin ve kadın erkek eşitliğine aykırı bir anlayışın  ürünüdür.

Öldürülen kadınlarımıza yönelik cinayetler ilk olmayıp, AKP iktidarının erkek egemen ve kadın erkek eşitliğine aykırı, şiddeti körükleyici sistemli politika ve uygulamalarının ve söylemlerinin bir ürünü olarak ülkemizde binlerce kadın eril şiddetin kurbanı olmuş ve bu cinayetler son yıllarda artarak devam etmiş ülkemiz adeta kan gölüne dönmüştür.  Son olarak  AKP İktidarı kadına yönelik şiddete son vermeyi hedefleyen İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN Türkiye’nin imzasını çekerek, kadınları şiddet karşısında korumasız bırakarak,  kadına yönelik şiddeti körüklemiş, eril şiddete cesaret vermiştir.

Chp olarak diyoruz ki  Kadın – Erkek fırsat eşitliğine ilişkin ve şiddetin önlenmesine ilişkin bütüncül politikaların uygulanması,  kadını şiddete karşı koruyucu önleyici yasaların güncellenerek etkin hale getirilmesi, eğitim ve öğretim, kültür, sanat vs faaliyetlerde şiddeti önlemeye dikkat çeken ve kadın erkek eşitliği ve eril şiddete son verilmesine yönelik bilinci verecek etkinliklere öncelik verilmesi ve  acilen İstanbul Sözleşmesi’ne taraf olunması gerekmektedir.  Biz  söz veriyoruz iktidara geldiğimizde ilk işimiz İSTANBUL SÖZLEŞMESİNE TARAF OLACAĞIZ. Kadına yönelik şiddeti bitirmek için her türlü yasal ve idari düzenlemeyi yapacak, kadın erkek eşitliğinden hareketle her türlü eğitim, öğretim ve kültür politikaları oluşturacak ve kadına yönelik şiddeti bitireceğiz.

KADIN VE ERKEĞİN EŞİT OLDUĞU, Eril şiddetin olmadığı, çağdaş, laik bir dünya tahayyülümüz ve hedefimiz ile kadına şiddete son verilmesi bizim vicdani görevimizdir. 

Canice öldürülen kadınlarımız Bahar’ın, Hüsniye’nin, Vahide’nin, Yasemin’in,  Nursel’in tüm failleri ve sorumlularını, eril şiddeti teşvik eden AKP iktidarını kınıyor bu cinayetlerin faillerinin en ağır şekilde cezalandırılması için elimizden geleni yapacağımızı taahhüt ediyor, ölenlerin yakınlarına baş sağlığı diliyor İstanbul sözleşmesi yaşatır diyoruz. Birde sizlere şunları söylemek istiyorum.Kazım Eroglu T.T.K genel müdürü geçmişteki kozluda ki maden kazasında suçlu bulunmuş böyle sözüm ona başarısından dolayı 2017 de vekaleten 2019 da da asalaten T.T.K’ ya atanmış hatta yargılanması devam ediyor hala…O yüzden bu ülkede yürekler vicdanlar kömür karası olmuş kaderine terk edilmiş kadınlarımız, kaderine terk edilmiş ülkemiz, yazıktır, ayıptır, günahtır yahu.

CHP KONAK İLÇE HUKUK KOMİSYONU YELDA KULLAP

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için Türk Medeni Kanun’nun, 6284 sayılı Kanun, Uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan kadın haklarının tüm kurum ve kuruluşlarla eksiksiz uygulanması, ve acil olarak İstanbul Sözleşmesinin yeniden yürürlüğe sokulması  gerekmektedir.

Chp iktidara geldiğinde ilk işi -İstanbul Sözleşmesi Yaşatır- inancı ile İstanbul Sözleşmesi’ni yürürlüğe sokmak olacak ve  kadına yönelik şiddetin önlenmesi için toplumun her alanında bütüncül politikalar  oluşturularak uygulanacaktır.

Bahar’ın, Hüsniye’nin, Vahide’nin, Yasemin’in,  Nursel’in vahşice katledilmelerine ve eril şiddete neden olan;  sistemli politikaları ile şiddeti körükleyen, erkek egemen zihniyeti teşvik eden, toplumsal cinsiyete ilişkin duyarlılıkları olmayan ve kadına yönelik şiddete dikkat çeken ve önleyici önlemler öngören Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmasına karar veren,  AKP iktidarıdır.

Laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşılması, eğitimde eşitliğin temin edilmemesi, toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı açıklamaların desteklenmesi, kadını özgür bir birey olarak görmeyen zihniyetin politik olarak teşvik ediliyor oluşu ve sair  durumlar eril şiddetin artarak devam etmesine neden olmuştur. İstatistiklere göre; binlerce kadın öldürülmüş  cinayet sayısı her yıl artarak devam etmiştir .

Laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşılması, eğitimde eşitliğin temin edilmemesi, toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı açıklamaların desteklenmesi, kadını özgür bir birey olarak görmeyen zihniyetin politik olarak teşvik ediliyor oluşu ve sair  durumlar eril şiddetin artarak devam etmesine neden olmuştur. İstatistiklere göre; binlerce kadın öldürülmüş  cinayet sayısı her yıl artarak devam etmiştir .

20 Mayıs 2014 tarihinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan attığı tweet ile; “ Bu ülkenin başbakanı olarak açıkça ifade ediyorum ki , Dicle’nin kenarında kurdun kaptığı bir koyun bile benim mesuliyetim altındadır” demiş olmasına rağmen Cumhurbaşkanına soruyoruz neden mesuliyeti altında ki kadınları korumamış, neden kadın cinayetlerine son verilmemiş ve kadın cinayetleri artarak devam etmiştir ? Bunun hesabını kadınlara verebilecek midir? Bahar’ın, Hüsniye Keskinbaş’ın, Yasemin’in,  Nadir’in, Nursel’in  ölümlerine ve binlerce kadının ölümüne neden olan eril şiddeti şiddetle kınıyor,  katledilen kadınlarımızın ailelerine, yakınlarına ve bu acıyı paylaşan yurttaşlara baş sağlığı diliyor, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, kadına yönelik cinsiyetçi yaklaşımlara, kadına yönelik şiddete ve kadın cinayetlerine son verilmesi için CHP olarak sonuna kadar mücadele edeceğimizi, bu suçu işleyen faillere en ağır cezanın verilmesi için takipçisi olacağımızı,  kadın cinayetlerinin hesabını soracağımızı, iktidara gelir gelmez İstanbul Sözleşmesi’ni yürürlüğe koyacağımızı bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz.      

CHP KONAK İLÇE KADIN KOLLARI BAŞKAN VEKİLİ MELDA ERBAYKENT

KADINLARI İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞATACAK…

Adana’da 2 çocuk annesi 29 yaşında ki Bahar Torun eski erkek arkadaşı tarafından barışma teklifini kabul etmediği için sokak ortasında silahla ateş edilerek,  Elazığ’da 29 yaşında ki Hüsniye Keskinbaş aralarında çıkan tartışma sonrasında Nadir Üstün tarafından işkence edilerek ve öldükten sonra çöp toplama merkezine atılmak sureti ile, Elazığ’da 51 yaşında ki Vahide Duran evde tartışma yaşadığı erkek kardeşi M.K. tarafından bıçaklanarak,  Elazığ’da 45 yaşında ki Yasemin U. Sorunlar yaşadığı için Ayrı yaşadığı eşi Yaşar U. Tarafından bir düğün esnasında herkesin içinde başından tabanca ile vurularak, İstanbul Maltepe’de Kamil Hakan Karabulut annesine bakıcılık yapan 39 yaşında ki Nursel Bircan’ı çocuğunun gözü önünde kafasına çekiçle vurmak sureti ile öldürülmüşlerdir.  Türkiye’nin çeşitli yerlerinde son 4 gün içinde öldürülen bu beş kadın, katiller yüzünden yaşamı sonlandırıldığı için çocuklarını bir daha göremeyecek, onları büyütemeyecek, çalışamayacak,  seyahat edemeyecek yaşama dair anlamlı ve güzel hiçbir şey yapamayacaktır.  

Ülkemizde bu İlkel, vahşi eril şiddeti gerçekleştirenler yasalardan, erkek egemen zihniyete sahip toplumsal kesimlerden ,  kadın erkek eşitsizliğini körükleyen iktidardan güç almakta ve  bu güç ile eylemlerini arttırarak devam ettirmektedirler. Bizler bu eril şiddete son vereceğiz, mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.  Eril şiddet saltanatının bitmesine az bir zaman kalmış olup eril şiddetin egemenliği son bulacaktır.  

Kadın cinayetleri politiktir ve kadına yönelik şiddet bireysel  değil toplumsal bir meseledir. Adana’da öldürülen, Elazığ’da İstanbul’da öldürülen kadınlar ilk olmayıp, bugüne kadar öldürülen binlerce kadından sadece birkaç tanesidir.  Tüm tepkilerimize ve mücadelemize rağmen eril şiddet günden güne azalmadığı gibi artarak devam etmekte olup bu konuda yetkililerin acilen hukuki ve toplumsal önlemler alması gerekmektedir. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunun devletin bütüncül ve sistemli bir politikaya sahip olması ve bu politikalar sayesinde tüm toplumda bu konuda duyarlılıkların oluşturulması  ile mümkündür

Exit mobile version