44,7699$% 0.04
52,8488€% 0.02
60,6884£% -0.09
%
%
%
%

“Herkesin önünde, ardında, birbiri ardınca gelip giden melekler vardır… Şüphesiz ki bir topluluk, kendisini değiştirmedikçe Allah da onları değiştirmez.” (Ra’d/11)
“Ve biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.” (İsra/14)
“Allah, aklını kullanmayanları pisliğe mahkûm eder.” (Yunus/100)
İnsanoğlu sahip olduğu imkânları ego ile yönettiği sürece, özgürlük sandığı şey aslında bir “özgür kölelik” düzenine dönüşür. Modern dünyada imkânlar artmış; ancak aynı oranda zulüm de genişlemiştir.
Bugün yaşanan ıstırabın temelinde, insan olma ekseninden uzaklaşan bir beşeriyet vardır.
Toprağın bereketi herkesi doyurabilecek güçteyken, açlık ve sefalet; insanın doyumsuzluğu ve yanlış tercihleriyle ortaya çıkmaktadır.
“Önemli olan en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır.” (Platon)
Bir insanı etkisiz hale getirmenin en kısa yolu, onun algılarını değiştirmektir.
Algısı değişen insan artık kendisi değildir.
En tehlikeli işgal, toprakların değil zihinlerin işgalidir.
Açık ve fiili müdahalelerdir.
Ortadoğu başta olmak üzere birçok bölgede “demokrasi” ve “insan hakları” söylemleriyle yapılan müdahaleler, çoğu zaman yıkım ve kaos getirmiştir.
Sanayileşmiş ülkeler, diğer ülkelerin hammaddelerini alır, işleyip yüksek fiyatla geri satar.
Bu süreçte yerli üretimin gelişmesine izin verilmez.
Sonuç: Bağımlı ekonomiler, dışa bağlı toplumlar.
En sinsi ve en etkili yöntemdir.
Yerli değerler küçümsenir,Rol modeller itibarsızlaştırılır,Yabancı yaşam tarzı ideal gösterilir
Böylece toplum kendi köklerinden koparılır.
Fiili işgalden önce zihinler karıştırılır.
Toplumda kaos, umutsuzluk ve güvensizlik oluşturulur.
Sonrasında işgalci güçler “kurtarıcı” gibi sunulur.
“Bana satılmış bir medya verin, size cahil bir toplum sunayım.” (Goebbels)
Medya; haklıyı haksız, haksızı haklı gösterebilecek güçtedir.
Bu yüzden işgalin en önemli araçlarından biridir.
Çinliler güçlü bir savunma için Çin Seddi’ni yaptılar.
Ama düşmanlar duvarı aşmadı; kapıdaki muhafızları satın aldı.
Sorun duvar değil, ahlaktı.
Aile yapısını bozmak,Eğitim sistemini zayıflatmak,Rol modelleri itibarsızlaştırmak
Anne, öğretmen ve aydın yok sayıldığında toplum çöker.
Kendi tarihini, kahramanlarını ve değerlerini unutan toplumlar;
başkalarının hayalleriyle yaşamaya başlar.
Kendi değerleri yerine yabancı figürler konur,Kültürel özgüven kaybolur,Taklitçilik yaygınlaşır.
Günümüz dünyasının en büyük sorunu siyasi ahlaksızlıktır.
Yalan,Çıkarcılık,Güç hırsı
Siyaset, hakikatin değil çıkarın aracı haline gelmiştir.
“İnsanları bilinçlendirin, bırakın yollarını bulsunlar.” (Hz. Ali)
Bilinçli toplumlar kolay kolay sömürgeleştirilemez.
Asıl direniş, zihinde başlar.
Gerçek güç; silah, para veya propaganda değildir.
Gerçek güç:
Ahlak,Bilinç,İnanç,Adalet duygusudur.“Nice az topluluk, çok topluluğa galip gelmiştir.”
İşgal sadece tankla, tüfekle olmaz.
Asıl işgal:
Zihinlerde,Kültürde,Ekonomide başlar .Ve bir toplum kendini kaybettiğinde, işgal zaten tamamlanmıştır. Selam; okuyan, düşünen, sorgulayan ve hakikatin peşinden giden temiz akıl sahiplerine olsun.
Yılmaz Yurtsever
MEHİR AİLE PLATFORMU’NDAN İZMİR’DE GÜÇLÜ BULUŞMA