44,6541$% 0.31
51,5937€% -0.02
59,5957£% -0.15
6.693,74%0,12
11.139,00%0,29
44.218,00%0,30
4.676,11%-1,72

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay’ın bir televizyon programında şahsım ve temsil ettiğim siyasi irade hakkında sarf ettiği ifadeleri hayret ve üzüntüyle takip etmiş bulunmaktayım.
AK Parti Konak İlçe Başkanı olarak görevimi kişisel bir ajandayla değil, halkın hakkını, hukukunu ve güvenliğini savunma sorumluluğuyla yerine getiriyorum. Onat Tüneli çevresinde yaşayan vatandaşlarımızın yaşadığı mağduriyetleri dile getirmek, onların yanında durmak ve kaygılarını kamuoyuna taşımak siyasi değil, vicdani ve demokratik bir görevdir.
Sayın Tugay’ın şahsıma yönelik “kışkırtma”, “hakaret” ve “insanları ayaklandırma” gibi ifadeleri gerçekle bağdaşmadığı gibi, belediye başkanlığı makamının ciddiyetiyle de örtüşmemektedir. Eleştiriye tahammül edemeyen, kendisini sorgulayan herkesi tehdit olarak gören bu anlayış demokratik olgunluktan uzaktır.
Vatandaşın evini boşaltmak zorunda bırakıyorsanız, bu süreci neden şeffaf, ikna edici ve sosyal sorumluluk bilinciyle yürütmediniz?
İnsanların korkularını gidermek yerine neden hedef gösterme ve suçlama yolunu seçiyorsunuz?
Atamer Mahallesi tam 1,5 yıldır size ulaşamıyor. Biz bugün onların sesiysek, bunun sebebi sizlerin bir buçuk yıldır kulaklarınızı kapatmış olmanızdır.
Biz olmasaydık, o mahallede insanlar “gocuk altında” sokakta kaldığı zaman mı gidecektiniz? Vatandaşın kapısını çalmak için daha ne yaşanması gerekiyordu?
Ben hiçbir kamu görevlisine hakaret etmedim, hiç kimseyi kanunsuzluğa davet etmedim. Aksine, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iletişim eksikliğini, yönetim zafiyetini ve kriz yönetimindeki ciddi yetersizliğini dile getirdim.
Eleştiri demokrasinin temelidir; eleştiriyi susturma çabası ise otoriter bir refleksin tezahürüdür.
Sayın Tugay’ın suç duyurusu tehdidi, siyasi acziyetin ve çaresizliğin açık göstergesidir. Bizim mücadelemiz tehditlerle değil, milletle, sandıkla ve hakikatle yürür.
Eğer bir suç aranacaksa, o suç mağdur vatandaşın sesini bastırmaya çalışmaktır.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tam 1,5 yılın ardından Atamer Mahallesi mağdurlarını görüşmeye çağırması, sesimizin ne kadar doğru bir noktaya temas ettiğini açıkça göstermektedir.
Ancak buna rağmen Sayın Tugay’ın hâlâ Atamer Mahallesi’ne gitmemekte ısrarcı olması, yurttaşın derdine sahada değil, sadece masada kulak verdiğini göstermektedir.
Mağdurun kapısına gitmeden çözüm üretilemez; samimiyet sahada ispatlanır.
İzmir halkı şundan emin olsun:
Ne tehdide boyun eğerim, ne de hak arayan vatandaşın yanında durmaktan geri adım atarım.
Biz siyaseti algı operasyonlarıyla değil, halkın içinde ve halk için yapıyoruz.
Sayın Cemil Tugay’ı polemik üretmek yerine sorumluluk almaya; ötekileştirici dil yerine birleştirici bir üsluba ve belediye başkanlığı makamına yakışır bir duruş sergilemeye davet ediyorum.
İzmir Atatürk OSB’de “İş Birliği ve İthal İkame Ürün” Toplantısı Düzenlendi
1
2. Dünya Savaşı’ndan bu yana bir ilk! Ukrayna, Rus korgenerali ele geçirdi
178247 kez okundu
2
Hızal’dan Büyükşehir’e güvenlik tepkisi!
159722 kez okundu
3
Cumhurbaşkanı; Recep Tayip Erdoğan-Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’yı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.
93553 kez okundu
4
4200 TL taksitle 250 bin konut müjdesi! Kimler başvurabilecek? İşte başvuru şartları Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklıyor…
32722 kez okundu
5
Mısır yüklü 3 gemi Ukrayna’dan peş peşe yola çıktı
23605 kez okundu