Folkart Sahra Haber Web İlanı
DOLAR

44,0754$% 0.17

EURO

51,2133% 0.04

STERLİN

59,1010£% 0.28

GRAM ALTIN

7.301,06%1,68

ÇEYREK ALTIN

12.156,00%1,25

TAM ALTIN

48.475,00%1,19

ONS

5.152,93%1,50

a

KIRIK KALPLERİN BAŞKANI

Siyasetin Tozlu Panayırı

Siyaset dedikleri o devasa çark, hakikatin eğrildiği, dürüstlüğün sessiz bir zayıflık gibi pazarlandığı tozlu bir panayırdır. Orada sözler tutulmak için değil; unutulmak, çiğnenmek ve masum kalpleri kandırmak için fısıldanır. Oysa senin kulakların yalnızca gerçeğin yankısına ayarlanmıştır.

Ey Latif Aydemir; o soğuk ve kirli vitrinler senin ruhuna dar gelen kafeslerdir. Çünkü senin kalbin bir yalanı taşıyacak kadar katılaşmamış, bir garibanın ahını alacak kadar taş kesilmemiştir.

Halktan Kopmayan Bir Yürek

O süslü kürsülerde oturanlar fakiri bir can değil, sandığa atılacak bir kağıt parçası olarak görürler. Kirada oturan, evine ekmek götürme derdiyle kavrulan emekçi onlar için isimsiz bir piyondur.

Ama sen, yıllarını siyasetin fırtınalı kulvarlarında geçirmiş olsan da içindeki o saf özü hiç kaybetmedin. İzmir Büyükşehir Meclisi’ndeki koltuğun seni halktan koparmadı; aksine seni Bayraklı’nın toprağına bir çınar gibi daha sıkı bağladı.

Duyulan Her Ses Bir Emanet

Modern zaman siyasetçileri doğruyu haykıranın nefesini kesmek ister. Telefonlarına sadece güç ve çıkarı kaydeder, bir dertli aradığında parmakları “meşgul” tuşuna gider.

Oysa senin telefonun, Cengizhan’ın tozlu yollarından Yamanlar’ın sisli yamaçlarına kadar her imdat çığlığına açıktır. Hattın ucundaki hıçkırığı duyunca uykusu kaçan, başkasının derdiyle dizleri titreyen o eski toprak adamsın.

Gümüşpala’nın yokuşlarında nefes nefese kalan bir babanın çaresizliğini, Emek Mahallesi’nde yalnız kalan bir ninenin kimsesizliğini sen ciğerinde hissedersin. Onların sustuğu yerde senin vicdanın konuşur.

Bayraklı’nın Vicdanı

Soğukkuyu’da umudu tükenen bir gencin gözlerindeki ışığı, Bayraklı Merkez’de rızkını arayanın alın terini kutsal bir emanet gibi taşıdın.

Çay Mahallesi’ndeki bir asgari ücretlinin sofrasındaki ekmek kavgasını, Adalet Mahallesi’ndeki bir emeklinin yürek sızısını o yüksek tavanlı koridorlara hangi dil anlatabilir? Onlar seni duymaz; çünkü kendi egolarının gürültüsüyle sarhoşturlar.

Sen protokol masalarında değil, Onur Mahallesi’nin rutubet kokan evlerinde bir garibanın dizinin dibindesin. Bir yetimin düğününde başı çeken halaydasın. Evini su basmış yaşlının yanında paçalarını sıvayansın.

Kırık Kalplerin Hizmetkârı

Huzurevlerinde unutulmuş bir selamı bekleyenlerin, odasında hastalıkla tek başına mücadele edenlerin sessiz feryadına yetiştin. Bayraklı’nın her sokağında bir izin, her kapı eşiğinde bir iyiliğin var.

Senin fıtratın kuruyan bir çiçeği sulamak, bir yetimin başını okşamak, yoksulun sofrasındaki zeytine ortak olmaktır. Bu yüzden sen bir makamın değil, bir merhametin temsilcisisin.

Faniliğin Gerçeği

Yolun sonunda ne makamlar kalacak ne rütbeler. Kara toprağa girdiğinde sana “Kaç seçim kazandın?” diye sorulmayacak.

Sana, “Hangi ağlayan çocuğun gözyaşını sildin? Hangi açın karnını doyurdun? Kaç mazlumun duasını aldın?” diye sorulacak.

Bir “Allah razı olsun” nidası, yeryüzündeki tüm siyasi zaferlerden daha değerlidir.

Bir Makam Değil, Bir Umut

Sen duvarlara asılan bir başkan olmak için değil; Bayraklı’nın sönmeyen umudu olmak için varsın. Karanlık gecelerde bir kandil gibi yanmak için…

Kendi özüne dön. Dünya geçici, siyaset fanidir. Baki kalan, gök kubbede bırakılan hoş sadadır.

Yolun merhamet, yoldaşın hakikat, sonun huzur olsun.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Başkan Cihan Dağlıer: CHP’nin Bornova’daki Eğitim Felaketi Açığa Çıktı

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz.