46,3542$% 0.01
54,0394€% 0.24
62,5323£% 0.23
%
%
%
%

“FOÇA’NIN SAHİLİNE DİKİLEN TABELA DEĞİL, İNSANLIĞIN İTİRAFNAMESİDİR”

Bir sahilin girişine dikilen o tabelada ilk bakışta çevre temizliğiyle ilgili birkaç cümle görürüz.
Ama ben orada çevreyi değil, insanlığın kendisiyle yüzleşmesini görüyorum.
Çünkü bazen bir tabela, yalnızca bir uyarı değildir; bir toplumun aynasıdır.
Ve Foça sahilindeki o tabela da bize denizden çok insanı anlatmaktadır.
İnsanlığın Acı Gerçeği
Düşünsenize…
Milyarlarca yıllık bir denizin karşısına, birkaç bin yıllık bir canlı türü geliyor ve denize zarar vermemesi gerektiğini kendisine yine kendisi hatırlatıyor.
Bu başlı başına trajik bir olaydır.
Çünkü evrende hiçbir canlıya kendi yuvasını kirletmemesi gerektiğini anlatan tabelalar dikilmez.
Martılar için “Denize çöp atmayınız” yazmaz.
Balıklara “Kıyıları koruyunuz” denmez.
Zeytin ağaçlarına “Bulunduğunuz toprağa zarar vermeyiniz” tabelası asılmaz.
Sadece insan için yazılır.
Çünkü insan, zekâsı büyüdükçe vicdanı ve karakteri aynı hızda büyümeyen tek varlıktır.
İlerlemenin ve Olgunlaşmanın Çelişkisi
Foça’nın sahiline dikilen o tabela aslında yere atılan çöplerden daha büyük bir şeyi anlatıyor.
İnsan, aya gidecek kadar ilerledi.
Ama bastığı sahili koruyacak kadar olgunlaşamadı.
İnsan, denizlerin altını haritalandırdı.
Ama bir deniz kıyısına karşı duyduğu sorumluluğu haritalandıramadı.
İnsan, atomu parçaladı.
Ama sahip olma arzusu ile koruma sorumluluğu arasındaki mücadeleyi çözemedi.
Bugün teknolojide ulaştığımız nokta ile doğaya karşı gösterdiğimiz hassasiyet arasındaki uçurum, belki de çağımızın en büyük çelişkisidir.
Foça’nın Asıl Meselesi
Ve belki de Foça’nın asıl meselesi budur.
Çünkü Foça’yı tehdit eden şey çöpler değildir.
Çöpler sonuçtur.
Sebep başka yerdedir.
Sebep, insanın kendisini misafir olmaktan çıkarıp malik sanmaya başlamasıdır.
Bir insan bir yere misafir olduğunda dikkatli yürür.
Ama sahip olduğunu düşündüğü yerde hoyratlaşır.
Doğaya karşı işlenen birçok yanlışın temelinde de bu anlayış yatmaktadır.
Aidiyet ve Sorumluluk
İnsanlık tarihinin en büyük yanılgılarından biri, dünyayı kendisine ait sanmasıdır.
Oysa Foça bize ait değildir.
Biz Foça’ya aitiz.
Bu çok farklı bir cümledir.
Çünkü bir yere ait olduğunu düşünen insan korur.
Bir yerin kendisine ait olduğunu düşünen insan kullanır.
Biri emanet bilinciyle hareket eder.
Diğeri tüketme hakkı olduğunu zanneder.
Ve bütün medeniyetlerin kaderi, bu iki cümle arasındaki farkta gizlidir.
Sonuç Yerine
Foça’nın sahiline dikilen tabela, aslında çevreyi değil insanı uyarmaktadır.
Deniz kendini yeniler.
Doğa zamanla yaralarını sarar.
Ama insan, kendi sorumsuzluğunu düzeltmediği sürece hiçbir tabela tek başına yeterli olmayacaktır.
Bu nedenle mesele bir sahilin temizliği değil, bir zihniyetin temizliğidir.
Foça’nın geleceği de, insanın doğayla kurduğu ilişkinin niteliğinde saklıdır.
Çünkü koruduğumuz yerler değil, kendimizi ait hissettiğimiz yerler gelecek nesillere kalır.
YEŞİLAY İZMİR’DEN BAĞIMSIZLIK SEFERBERLİĞİ
1
2. Dünya Savaşı’ndan bu yana bir ilk! Ukrayna, Rus korgenerali ele geçirdi
178525 kez okundu
2
Hızal’dan Büyükşehir’e güvenlik tepkisi!
160000 kez okundu
3
Cumhurbaşkanı; Recep Tayip Erdoğan-Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’yı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.
93824 kez okundu
4
4200 TL taksitle 250 bin konut müjdesi! Kimler başvurabilecek? İşte başvuru şartları Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklıyor…
33003 kez okundu
5
Mısır yüklü 3 gemi Ukrayna’dan peş peşe yola çıktı
24024 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz.